Güzün Gözleri ve Bıraktığı

sahipsiz bakışların ilk tanığı kesildi gözlerim 
apaçiler arasında hırla mızrak sallarken 
uzun saçlı dervişler, güzle döneminde 
üzerime birtakım ayetler yerleştirdi, suskuyla 

amma yavan gelen bir muhabbet bu 
kalabalıklar sızıyor derimin en deri kısmına 
sevgililer nasıl da oynaşıyor, en bereketsiz çağda 
masumu öldürürken, kimseler gürlemedi 
kimseler gürleşmedi yahudiler kadar

biri çıkıpta şairler, ölüler demedi
ekmeğe basa basa çarpılmanın haysiyeti
satılan kızların başlığa alınan haysiyetini 
kimseler dantelle örtmedi, felsefî dörtlüklerle 

ey sarkıntılık yapan cahiliye şairi 
ağaçlarında dökülen döllerin gözleri 
pörtlek, zehir ve irin doğuruyor güz vakitlice 

ey ibrahimî arayış 
gece, yıldızlar, güneş ve ay 
parçalanıyor en karanlık göğsümde 
"ben batanları sevmem" dedikçe 

sahipsiz bakışların ilk halimesiydi
yetimler, öksüzler dökülüyordu güzün 
ve ben annemi büyütüyordum, çocuklarla 
çocuklar ölürken israilin koynunda

ey vaazları tezhipleyen 
beni leyla'nın çirkinliğine güzellik diye katan 
laiklik ninnisiyle beni ağlama duvarına ağlatan 
sırtımda izler bırakan, inkılâp âlemi 

ey beni topraktan toprağa süren 
estetik kaygılarımın güz dönemleri 
gözlemek yoruyor senin vaktinde kozmolojiyi 
asır felaket kaynıyor, yıldızlar düştükçe gökten.

beni bana bırakmakla benden rabb'i çağır,
benden rabb'i çağır ve beni bana bırak.



Yorumlar

Popüler Yayınlar