Ruhum Benim, Efendim
ruhumu çok koştular efendim
ruhumu çok koştular.
bedenim ruhuma göre çok diri kaldı
bedenim benim çok diri kaldı.
yabani otlarla sardılar, ısırganlar
gözlerime doğru yer ediniyor
benim bir kucağım ateş içinde kaldı
kabahati doğuma atfediyorum
sonrasında kabahat ben oluyorum.
ırkımı beğenmiyorlar
habeşle taş taşıyorum bağrımda
acılar farklı, ben sensizim efendim
o kötülük ruhumu dağlıyor efendim
o kötülük ruhumu iblise satıyor
manasını bilmiyorum ayetlerin
hâlâ diri diri gömülüyor içimdeki
âlem üzerimde yeniden yaratılıyor
âlem altında hiç mi hiç var olamıyorum.
ruhumu çok koştular efendim
kuşun defnine uzaktan seyirci kıldılar beni
atılan okların ucuna sürülen ecza
zehre kavuştu
iki karganın döngüsüne sabitlediler
gömülen de ben gömen de.
zamanın kıskacında, ayaklarının ucuyla
yürümeye kalkışırken
çocuklarım doğdu
her birinin annesi ben oldum
sen nerdesin efendim?
şirret bir karanlığa hapsettiler
beni ve çocukları, sen nerdesin?
efendim!
anneler toplandı üzerime
saçlarımı örüyorlar, saçlarım yokken
patavatsız bir deyişle bana süt uzattılar
'al iç belki yeniden doğarsın'
her deyişleri bedbaht bir titremeydi.
yaşamla aramdaki bentler yıkılıyor
kediler son canını da kullanıp
atlarla koşuyorlar
koşan yalnızca onlar değil
değil ki ben çiğneniyorum
töhmet altında gülümserken
köleler de isyan ediyor
yurdumun dört bir tarafında
her isyan adımı çağrıştırıyor
efendim, sen neredesin?
eza içinde sabır çağımı geçiyorum.
ruhum benim, efendim!
bulanık bir suyla kaynıyor yaralar
ölüm çağı bereket çağıdır
kavaklar yerle göğü birliyor
ben gidiyorum
gidiyorum, gidiyorum,
ancak kendimde kalıyorum efendim,
bana döneminden, gülümse
gülümse ki
ruhumu taşlamasınlar.
Yorumlar
Yorum Gönder