Kuru Ağaçlar Çığırtkandır İmansız Şeyhlerde

şeyhim 
ırzına geçirilen küçük gelinler başını önüne eğmiş 
başlarını önlerine eğmişler 
ne rahman bilirler 
ne rahim bilirler 
onlar hep bebelerini öldürür göğüsleriyle
onlar kaç diyardır kaçmış şeytanlardan 
ne ağızları ağız 
ne sözleri söz 
onlar dilsiz büyütüldü köle pazarında 
sehven örüldü saçları  
şifâhî bir ölümdü.
şeyhim 
hep yerler hep içerler 
cinsi münasebetten icazet alır cahiliye 
gırtlağımda bariz yumrular dölleniyor  
efendiler efendiler! kuru ağaçlar çığırıyor,
dallardan reddiyeler, kırmızı duvaklara karşı 
yeminler ediliyor nefes nefese koşan atlara 
âdiyât okunurken, kargalar coşuyor 
bir coşkudur ki kızlar boğazlanıyor 
ne İsa bilirler
ne Muhammed bilirler.

şeyhim 
kırmızı rujlar 
kırmızı allıklar sürüldü 
oyunlar şehvet çukurunda kurşuna dizilirken 
sek sek çağında çocuklar, doğuruyor 
portakallar yenilmemiş, şairler dirilmemiş
kardan adam eriyor, buzullar arasında 
kardan adam güneşle barınıyor mahfî 
ey gizlenen ademoğlu!
sizler çaldınız çocukların çocuğunu.
şeyhim 
hafakanlar basıyor evleri 
tenevvür sızlıyor 
yalanlar dağ dağ zerrelerken 
her bir zerresi sizin aşkınız
aşıklar bileniyor, bilek damarlarımda
mushaf yırtılıyor, hafsa ve osmanlar da
kadınlar ağızlarını örterken 
örtünen sizler oluyorsunuz 
ne ma'sum 
ne ma'sume.

şeyhim 
sûret, sîretin yansımasıdır 
aynalar kırılgan, sular bulanıktır 
peygamber vedasını, müseylime sahiplenirken 
ebabiller taş taşımaktan 
develer diz çökmekten harap oldu,
çıplaklığın kuvvetlendiği yerde
el ele tutuşmayı öğrendim ağaçların kırıklarıyla 
kırıklar, tenimde tuzlanırken 
sarhoşu oldum yüzlerin akislerinde.
şeyhim 
adem ademden beridir
su, ateş ve toprak 
benden biridir,
körler çoğalıyor, aynalar diyarında 
dilsizler ölüyor sessizliğin sesinde
yabani atlar dört nala koşarken
içimin bozgununda taylar sakatlanır,
isrâfil ağaçlara üflerken 
kopan kıyametim 
ölenler benim ölülerim olur,
ne şems bilirler
ne kamer bilirler.

şeyhim
ağaçlar çığırtkandır.



Yorumlar

Popüler Yayınlar