Yaşamak Hikâyesi
Uyudum bir gece
Uyandım bir sabah.
Ve bu hep
böyle akıp giderdi
sabahın feyzi, gecenin şerri
birçok feryat gibi unutulur giderdi.
Soğuk bir avluda oturur
hiç gelmeyen yaban atlara ninniler söylerdi
hiç söylenmedi çünkü
ne ana ne baba.
Sevgiden kırıntı bulamadılar
ne kepaze
ne rezillik!
pabucu dama attılar
ne göz aydınlığı ne de peygamber sünneti.
Her gün kavga, illetler ve aşklar
nicedir dolambaçlı yakınlık
kaçış
ve hastalıklı haller.
Kendi avuç içinde
yaşamak adlı pespaye bir hikâye
bir mendebur
bir de musîbet.
Uyudum bir sabah
Uyandım bir gece
Ve bu hep
böyle akar giderdi
aileler, davalar, devletler
ve birçok mabudlaşmış düşünce.
Kırık bir eşikte oturur
hiç uğramayan meczub güvercinlere ninniler söylerdi
hiç söylenmedi çünkü
ne genç ne yaşlı.
Sevgiden iz bulamadılar
ne ayıp
ne günah!
Revnakla sardılar kuş yuvalarını
samimiyetsizce
rezaletce.
Zerk etti hayasızca ademoğlu isteği
çocuk ölür, kalkar giderler
çocuklar ölür, felekten tutar
menfurca tam tur dünyayı dönerler
yaşamak adlı zillet bir hikâye
bir zindan
bir de zevâl.
Yorumlar
Yorum Gönder